İnsan vücudundaki su kaybı oranlarına bağlı olarak görülen rahatsızlıklar

Ekleyen: Su arıtma cihazı Ekleme Tarihi: . Eklenen Kategori(ler)Su arıtma

İnsan vücudundaki su kaybı oranlarına bağlı olarak görülen rahatsızlıklarSusuzluğun derecesine göre organizmada çeşitli süreçler şekillenir. Kandaki su normalin ortalama % 3’ünden daha fazla eksilirse, böbrekler metabolizma artıklarını geçiremeyecek hale gelir.

İnsan organizmasından 2 litre su kaybı halsizlik, 3 litre su kaybı belirgin bir düşkünlük nedeni ve 4 litre su kaybı da hayati tehlikenin başlangıcı olarak kabul edilir. Organizmadaki suyun yaklaşık % 11-12’sinin kaybı ise ölüme neden olur.

Kanda ortalama 3-4 litre kadar su vardır. Susuzluktan ölüm, kan yoğunlunun fazlalaşması nedeniyle ince damarlarda dolaşımın durmasının oksijensiz kalmaya yol açmasıyla ortaya çıkar.

Su eksikliği ya da vücut suyunun azalması durumunda su ve elektrolitler gerektiği gibi karşılanmazsa vücudun çalışma düzeni bozulur. Gövde suyunun % 5 kadarının kaybına dayanılabilir, bu kayıp % 10-15’e çıkınca yaşamsal süreçlerde ciddi bozukluklar baş gösterir ve bu durum devam ederse ölümle sonuçlanır. Bebekler, küçük çocuklar ve yaşlılar susuzluğa çok duyarlıdır. İshal ve kusma gibi su kaybının arttığı durumlarda gövde suyunun azalmaması için su, tuzlu ayran ve sulu besinler verilmelidir. Şiddetli ishal durumunda ise su ve elektrolit dengesi tehlikeli düzeyde bozulabilir. Bu durumdaki hasta doktor denetiminde olmalıdır.
Su ve besin kaynaklarının kısıtlı olduğu kaza ve doğal afet gibi tehlikeli durumlarda suya öncelik verilmelidir. Su kıtlığı durumunda fiziksel etkinlik azaltılmalı, terleme önlenmeli, enerji orta derecede karşılanmalıdır. İdrarla su kaybını azaltmak için protein ve tuz az alınmalıdır. Fazla tuzlu su ya da deniz suyu içilmesi de susuzluğu artırıp su-elektrolit dengesini bozar ve öldürücü sonuçlara yol açar. Deniz kazalarında, deniz suyu ile susuzluğu gidermeye çalışanların daha çok susayarak susuzluktan öldükleri bilinmektedir.

Suya göre sodyumun fazla alınması ve gövde sıvılarında çok tutulması ödem (şişlik) denilen duruma yol açar. Hücre dışı sıvısında sodyum yoğunluğu ile geçişme basıncı arttığında dengenin sağlanması için, hücre içi sıvısı hücre dışına geçmeye başlar. Bunun sonucunda, hücre içi sıvısı azalırken hücre dışı sıvısı artar ve ödem oluşur. Bu tür ödemler çeşitli hastalıklar sonucunda ya da deniz suyu içilmesi gibi durumlarda, su-elektrolit dengesinin bozulması sonucu oluşur.

Vücuttaki su eksikliği oranına bağlı olarak görülebilen rahatsızlıklar

% 1-1.5 Susuzluk, Harekette düzensizlik, İştahsızlık, Anüs ısısında artma, Deri kızarması, Sabırsızlık, Yorgunluk, Kalp ritminde artma

% 6-7 Baş ağrısı, Soluk almada güçlük, Konuşma zorluğu, Hatırlamada güçlük, Kan hacminde değişme, Kramplar

% 11-12 Yutkunma zorluğu, Dilin şişmesi, Görme zorluğu, Duyma zorluğu, Ateş, Duyarlılıkta azalma, Yaşamın sonlanması