Vücutta su eksikliğinin yol açtığı sağlık sorunları

Ekleyen: Su arıtma cihazı Ekleme Tarihi: . Eklenen Kategori(ler)Su arıtma blog

Su eksikliğinin yol açtığı sağlık sorunları | Sağlıklı su

Tükürük, gözyaşı, sümük ve idrar yollarıyla, emzirirken de sütle su kaybedilir. Günlük su kaybı miktarı yaşa, çevre sıcaklığına, hastalıklara ve bireyin diğer özelliklerine göre değişir. İnsanda günlük ortalama su kaybı şu yollarla gerçekleşir:

İdrarla su kaybı ortalama 1–1.5 litre (5–7 su bardağı), Solunumla su kaybı ortalama 350 ml. (yaklaşık 2 su bardağı), Terlemeyle su kaybı ortalama 0.1–0.4 litre, Dışkı ile su kaybı ortalama 180 ml. (yaklaşık 1 su bardağı). Kaybedilen su diğer içeceklerle, katı besinlerle ve besin öğelerinin vücutta yanmasından oluşan suyla ikame edilmeye çalışılır. İnsanlar yedikleri katı gıdalardan gün boyunca 3–4 bardak kadar su alırlar. Besinlerin vücutta yanması sırasında ise yaklaşık bir su bardağı kadar su oluşur. Su ve diğer içecekler kalan su ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olurlar. Yaşamsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için kaybedilen suyun gün içinde mutlaka yeniden kazanılması gerekir.

1. Böbreklerle su kaybı

Normalde en fazla su kaybı böbreklerle olur. İdrarın % 95 kadarı sudan oluşur. Yetişkinlerde idrarla günde 40 gr. civarında artık madde dışarı atılır. İdrarla atılan maddeler üre, ürik asit, amonyak gibi azotlu metabolik artıklar, potasyum, klor ve diğer metabolizma artık ürünleridir. Bu ve benzeri maddelerden gövdenin kurtulması için böbreklerde zorunlu olarak 500–900 ml. kadar su atılır. Ancak normal durumda idrarla su kaybı, yetişkinlerde günde 1.000–1.500 ml. dolayındadır. Böbrekler öteki düzenleyici ve koruyucu sistemlerin yardımıyla, gövde sıvılarının bileşimini, hacmini normal sınırlarda tutar; zararlı, gereksiz ya da fazla maddeleri dışarı atıp gerekli maddeleri tekrar emer. Böbreklere günde 150–180 litre dolayında kan gelir. Bunun içindeki gerekli maddeler ve suyun büyük bir bölümü tekrar emilir. Böbrekler saklayıcı, düzenleyici ve yönetici görev yapar. Artık maddelerin dışarı atılmasını sağlayacak kadar su, bu maddelerle birlikte dışarı atılır. Bunu karşılayacak miktarda su alınmazsa, artık maddelerin atımı için gerekli olan su gövde suyundan karşılanır. Bu durum vücut sıvılarının dengesini, dolayısıyla vücudun çalışmasını bozar ve hayati tehlike oluşturur. Fazla protein ve tuz böbreklerden su kaybını artırır. Çeşitli hastalıklarda idrarın artışı ya da azalışı da böbreklerin çalışmasıyla ilgilidir.

2. Bağırsakların su kaybı:

Tükürük, mide özsuyu, safra, pankreas ve incebağırsak özsuyu ile sindirim kanalına salgılanan sıvı miktarı günde 5-8 litreyi bulur. Bunun büyük bir bölümü tekrar emilir. Günde 100-200 ml. kadarı da dışkıyla dışarı atılır. İshal, bağırsak yoluyla su kaybını artırır.

3. Solunumla ve deri yoluyla su kaybı:

Akciğerlerden ve deriden günlük su kaybı 600-1.000 ml. arasında değişir. Bunun 300-400 ml. kadarı soluk verilen havanın içindedir. Kalan kısmı ise deriden gözle farkedilmeyen buharlaşma şeklinde ve terle olur. Sıcak, soğuk ve fiziksel etkinlik düzeyi bu yolla su kaybının ölçüsünü belirler. Çevrenin sıcak olması, ağır fiziksel etkinlikler ve ateşli hastalıklar terle fazla su kaybedilmesine yol açar. Çok sıcakta ağır iş yapan kişilerde terle günde 5-12 litreye varan miktarda su kaybı olduğu görülmüştür. Normal koşullarda, yetişkinlerin günlük toplam su kaybı 2.000-2.750 ml. civarındadır. Bu miktar normalden fazla terleme, kusma, sürgün (ishal), emziklilik ve hastalık gibi durumlarda çoğalır. Vücuttaki su oranı % 5 kadar düştüğünde sorunlar belirmeye başlar. Yetişkin bir bireyde bu durum bitkinlik ve huzursuzluk olarak fark edilir. Bebeklerde de aynı belirtiler su kaybının işareti olabilir. Yaşlı bir insan için % 5 su kaybı, özellikle sodyumla birlikte vücuttaki elektrolit oranı düşeceğinden, vücut kimyasının bozulmasına neden olur. Vücuttaki su kaybı uzun süre devam ederse, yaşlanma etkisi ve hastalık riski hızlanarak büyür. Yeterli miktarda sıvı alınmadığında, hücreler dolaşım sisteminden yani kandan sıvı çekerler. Bu durum da kalbin zorlanmasına ve böbreklerin suyu iyi süzememesine neden olur. Böyle bir durumda böbreğin görevini karaciğer ve diğer organlar üstlenir ve bu durum bahsedilen organlarda şiddetli tahribata yol açar. Ayrıca kabızlık, deride kuruluk ve kaşıntı, sivilce, burun kanaması, idrar yolları enfeksiyonu, öksürük, nezle, sinüzit ve baş ağrısı gibi sağlık sorunları da görülebilir. Protein bakımından zengin gıdaların bol olarak yenilmesi halinde de proteinlerin parçalanma ürünü olan üre idrarla atıldığından idrar miktarı çoğalmakta ve bu yoldan su kaybı artınca, suya duyulan gereksinim de yükselmektedir. İnsan fizyolojik gereksinimi olan suyu her gün muntazam olarak karşılamak zorundadır. Bunun yaklaşık % 50’sini içeceklerden, % 35’ini yiyeceklerden ve % 15’ini de oksidasyon suyu olarak vücuttaki gıdaların yakılmasından sağlar.